İsnat Edilen Suçlamalara Cevaplar

10. BASINDA YER ALAN HAYALİ VE MESNETSİZ SUÇ İSNATLARI

Bir kısım medya kuruluşları kanalıyla bir algı operasyonunun başlatıldığını ve bu kapsamda sistematik bir biçimde bu medya kuruluşlarına servis edilen iftira içerikli haberle TBAV camiası mensuplarının karalanmaya çalışıldığını önceki sayfalarda ifade etmiştik. Bu bölümde ise, söz konusu haberlerde yer alan iftira içerikli iddiaların cevaplarını ve bu iddiaların asılsızlığını ortaya koyan delilleri ortaya koyacağız.

Ancak daha önce bu haberlerin yapılış biçimiyle ilgili önemli bazı detayları dikkatinize sunmak istiyoruz:Polis operasyonunun başladığı sabah saatlerinden itibaren, birbirinden farklı, bağımsız ve hatta farklı görüşlerden medya kuruluşları, aynı içerikli haberleri; aynı tarihlerde, aynı başlıklarla, aynı yalanlarla, birbirlerine tıpatıp benzeyen metinler ve hatta aynı kelimeler ile yayınlamışlardır.

Her nasılsa gizli bir el, gizlilik kararı olan bir dosyadan, hukuki geçerliliği olmayan, doğruluğu ispatlanmamış, husumetli, kinli kişilerin uydurma ifadelerine dayanan bir takım iddiaları  basına servis etmekte ve tüm basın kurumlarında sorgulanmadan aynı haberler yapılmaktadır. İlerideki sayfalarda asılsız olduklarını delilleriyle dikkatinize sunacağımızbu yalan haberleri incelediğinizde bu şaşırtıcı benzerliklerigöreceksiniz.

Bu tuhaf manzara, camiamız aleyhinde yürütülen dezenformasyona dayalı medya algı operasyonunun tek bir merkezden yürütüldüğünü ortaya koymaktadır.

Tıpkı bir dönem FETÖ’nün yaptığı kumpas operasyonlarında şüpheliler aleyhine kamuoyunda olumsuz algı oluşturmak maksadıyla FETÖ’nün psikolojik savaş merkezlerinde üretilip Zaman, Samanyolu, Bugün TV gibi FETÖ medya organlarında servis edilen dezenformasyon senaryoları gibi.

Camiamıza yönelik yapılan bu operasyon sonrasında da, tıpkı FETÖ’nün kumpas operasyonlarında olduğu gibi, belli bir odak,husumetli müştekileriniftira senaryolarını algı oluşturma amacıylabasına sistemli şekilde servis yapmıştır. Medyanın belli unsurları da bu uydurma senaryoları büyük bir iştahla yayınlamıştır.

Hatırlanacağı üzere, bu kara propaganda tekniğinin mucidi FETÖ’dür. O dönemde,devlet kurumlarının içine sızmış FETÖ’cülerin ürettikleri sahte tutanaklara dayalı uydurma senaryolar, FETÖ medyası olan Zaman, Samanyolu, Bugün gibimedya kuruluşlarında yayınlanırdı. Hedefteki kişi, bu yayınlar üzerinden itibarsızlaştırılır ve her türlü haksızlığa meşruiyet sağlanırdı.

FETÖ’nün bu kara propaganda yöntemi ile toplum etki altına alınırdı. O dönemde atılan iftiralar kitleler tarafından, bu yöntem sayesinde, sorgulanmadan kabul gördü. Kara propaganda sayesinde şartlandırılmış, olayların içyüzünü görme imkanı olmayan insanlar, bu iftiralarla karalanan mağdurlara “oh olsun” mantığında yaklaştılar. Yapılan hukuksuzluklar bu yöntemle toplum gözünde meşrulaştırıldı.

Birçok şerefli, namuslu, vatansever insan bu yöntemle mağdur edildi. Kimi bu iftiralara dayanamayarak intihar etti, kimi üzüntüsünden kanser oldu.

İlerleyen yıllarda FETÖ’nün iç yüzünün ortaya çıkması ile bu çirkin yöntem deşifre edildi. Gerçekdışı haberleri maksatlı olarak servis eden FETÖ’cü kamu yetkilileri, bu haberleri yayınlayan FETÖ’cü basın kuruluşları, söz konusu kumpasların hesabını adalet önünde verdiler.

Şimdi de FETÖ’nün icat ettiği bu kara propaganda tekniği,  camiamıza karşı, TBAV camiasının mağdur edilmesinde menfaatleri bulunan bir takım karanlık güçler, onların yönlendirmesiyle hareket eden husumetli bir iftira çetesi ve bazı kripto unsurlar tarafından sistematik bir biçimde uygulanmaktadır[1].

Husumetli bir grup müştekinin organize bir biçimde oluşturduğu senaryolara dayalı uydurma iddialar, sanki gerçekmiş gibi, tek bir noktadan basına servis edilmekte, ardından birçok medya kuruluşu, o konu hakkında çok benzer metinler, hatta birebir aynı kelimeler ile bu asılsız, mesnetsiz iddiaları senkronize bir şekilde yayınlamaktadır.

Böylece kamuoyunda bir linç atmosferi oluşturulmakta, yapılan hukuksuzluklar meşrulaştırılmakta ve dosyadaki delil yokluğu örtülmek istenmektedir.

Elbette bu kumpasta yer alan bütün art niyetli taraflar ileride hukuk ve adil yargı önünde hesap verecektir.

Operasyon gününden bu yana basında yer alan bu haberlerde ortaya atılan iftira mahiyetindeki iddiaların asılsızlığını ortaya koyan açıklama ve delillerimizi bu bölümde dikkatinize sunacağız. Basında yer alan bu haberlere ve bunların asılsızlığını ortaya koyan açıklamalarımıza geçmeden önce ise “bu haberlerin bir kara propaganda faaliyetinin parçası olduğunu” ortaya koyan bazı önemli detayları sizlerle paylaşmak istiyoruz.



[1] Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik yürütülen bu kara propaganda faaliyetinin arkasında bulunan karanlık güçleri ve bunların organizasyonu ile ilgili detayları kitabımızın “Adnan Oktar ve arkadaşlarına kurulan kumpasın içyüzü” başlıklı 11. bölümünde detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Fihrist

10.1. FETÖ’nün yoğun olarak kullandığı “medya yolu ile kara propaganda” taktiği ve bir bakışta camiamız aleyhinde oynanan oyunun deşifresi
10.2. Kod isimler kullanıldığı iddiası doğru değildir
10.3. Kaçak tarihi eserler bulunduğu iddiası tamamen gerçek dışıdır
10.4. Tarihi eser niteliğinde bir Tevrat ele geçirildiği iddiası gerçek dışıdır
10.5. Antalya’daki Tevrat cinayetini art niyetli bir şekilde Sayın Adnan Oktar ile ilişkilendirme çabası boşa çıkmıştır
10.6. 1999 yılında yapılmış bir kan kampanyasını suç gibi gösterme ve Sayın Adnan Oktar ile ilişkilendirme çabası gerçeklere ve yargı kararlarına aykırıdır
10.7. Toprak altına gömülü para, ceset arandığı şeklindeki haberler iftira niteliğindedir
10.8. Sayın Adnan Oktar’ın güya Koçak ailesinden iki kızı kaçırıp alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır
10.9. Sayın Adnan Oktar’ın güya Tuğba Bozkurt’u kaçırıp alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır
10.10. Sayın Adnan Oktar’ın güya Rabia Yürekli’yi kaçırıp alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır
10.11. Sayın Adnan Oktar’ın güya Mehtap Şahin’i kaçırıp alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır
10.12. Sayın Adnan Oktar’ın güya Ceylan Özgül’ü kaçırdığı ve zorla alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır
10.13. Sayın Adnan Oktar’ın bayan arkadaşlarına güya lityum kullandırdığı iddiası tamamen hayal ürünüdür
10.14. Eski intihar vakalarını Adnan Oktar ile ilişkilendirme amaçlı haberler tamamen hayal ürünüdür
10.15. Operasyonda gizli kameralar ele geçirildiği iddiası doğru değildir
10.16. Operasyonda şantaj arşivi ele geçirildiği iddiası doğru değildir
10.17. Operasyonda Sayın Adnan Oktar’a ait evden cephanelik çıktığı iddiası tamamen asılsızdır
10.18. Operasyonda Sayın Adnan Oktar’ın malvarlıklarına ve şirketlerine el konduğu iddiaları doğru değildir
10.19. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasını gerçeğe aykırı bir biçimde Sayın Adnan Oktar ile ilişkilendirme çabası
10.20. Operasyon sırasında arkadaşlarımızın güya polise direndiği ve ateş açtığı iddiası tamamen asılsızdır
10.21. Sayın Adnan Oktar’ın güya çocukları ailelerinden kopardığı iddiası asılsızdır
10.22. Eşi Fetö’cü olan Banu Özdemir isimli kişinin Sayın Adnan Oktar ile bağlantılı olduğu iddiası doğru değildir
10.23. Orkun Dülgeroğlu isimli yazılımcının Sayın Adnan Oktar ile bağlantısı olduğu iddiası gerçek dışıdır
10.24. Sayın Adnan Oktar’ın bazı arkadaşlarına güya kötü muamele uyguladığı, bayanları darp ettiği, saçlarını kaşlarını kestirttiği, evlere hapsettiği, cezalandırdığı iddiaları art niyetli ve gerçek dışıdır
10.25. FETÖ’cü firari savcı Fikret Seçen’in Adnan Oktar davasını kapattığına dair Sabah Gazetesi’nde yayınlanan haber gerçek dışıdır
10.26. "Adnan Oktar'ın nikah kıydığı 16 yaşındaki kız çocuğu yaşadıklarını anlattı" başlıklı haber gerçek dışıdır
10.27. ”Şeytanın bile aklına gelmez casusluk itirafı” başlıklı habere karşı cevaplarımız
10.28. Fatih Altaylı’nın “Bir garip dava” başlıklı haberine karşı cevaplarımız
10.29. “Kasap kardeşler 40 trilyon aktardı” haberlerine karşı cevaplarımız
10.30. Beril Koncagül isimli sözde itirafçı hakkında basında yer alan haberlere karşı cevaplarımız