İsnat Edilen Suçlamalara Cevaplar

2. MALİ SUÇLAR İŞLENDİĞİNE DAİR İDDİALARA YÖNELİK CEVAPLARIMIZ

Öncelikle belirtmeliyiz ki, Sayın Adnan Oktar yaşamını İslam ahlakının hakikatlerine ve bunların ilanına adamış samimi bir mümindir. Tek gayesi, Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hayatında bunun dışında hiçbir şeye itibar ve iltifat etmemiş ve hiçbir zaman maddiyat peşinde olmamıştır. Hayatı boyunca maruz kaldığı birçok zulüm, haksızlık, eziyet ve iftiraya rağmen 40 yıldır ilmi mücadelesine kararlılıkla devam etmesi ve bu süreçte kitap, belgesel, makale, TV programı gibi dünya çapında takdir gören onbinlerce ilmi ve kültürel eserin ortaya çıkmasına vesile olması da bu gerçeğin yadsınamaz bir delilini oluşturmaktadır.

Nitekim basında yer alan bazı uydurma haberlerdeki bilgilerin aksine, Sayın Adnan Oktar’ın milyar dolarlık malvarlığı, şirketleri, villaları, yatları, uçakları yoktur. İşin aslı, Sayın Adnan Oktar üzerine kayıtlı hiçbir malvarlığı bulunmamaktadır. Hiçbir şirkete ortak değildir. Aynı zamanda herhangi bir bankada hesabı da bulunmamaktadır.Malvarlığı sayılabilecek olmamakla beraber, babası Yusuf OKTAR’dan kalma, Ankara’da Samanpazarı semtinde değeri çok düşük eski harabe bir evde 160’da 20 hissesi bulunmaktadır. MASAK Raporu incelendiğinde Sayın Adnan Oktar’ın yukarıda açıkladığımız durumu açıkça ortaya çıkacaktır.

Basında çıkan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla, mali konularla ilgili bu mesnetsiz suçlamaların tamamı Özkan Mamati isimli husumetli bir müştekinin ağzından çıkmıştır. Ancak bu konuda bilinmesinin faydalı olacağını düşündüğümüz bazı hususlar bulunmaktadır.

Özkan Mamati isimli kişi kendi adının karıştığı bir takım suçlamalardan kurtulmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle de bizzat kendisinin düşünüp tasarlayarak gerçekleştirdiği eylemleri TEK BİR TANE BİLE SOMUT DELİL BELİRTMEDEN GÜYA MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’IN EMİR VE TALİMATLARIYLA YAPTIĞI YALANINI SÖYLEMİŞTİR.

Basına yansıyan açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla Özkan Mamati, dünyanın birçok ülkesinde milyonlarca liralık ”dolandırıcılık” olarak yorumlanabilecek finansal işlemler yapmıştır.

En önemlisi de Özkan Mamati, bu girişimlerini tüm detaylarıyla açıkça ikrar etmiştir.

Sayın Adnan Oktar’ın ve bizlerin , Özkan Mamati’nin bu girişimlerinden haberimiz bile yoktur. Zaten, bu kişinin kriminal yapısını ve bazı ahlaka uygun olmayan tavırlarını öğrendikten sonra arkadaş grubumuz içerisinden Eylül 2017’de uzaklaştırdık. Bu uzaklaştırmanın hemen 1-2 hafta sonrasında Özkan Mamati İstanbul Mali Şube’ye giderek Adnan Oktar ve arkadaşları hakkında intikam amaçlı hayali suç isnatlarında bulunmuştur. Bunların da çoğu kendisinin camiadan uzaklaştırılmasının nedenini oluşturan eylemlerini başkalarının üzerine yıkma gayretleridir.

Eğer Özkan Mamati’ye kendisinin ikrar ettiği usulsüz işlemleri yapma talimatını bir başkası vermiş olsaydı, Mamati’nin o usulsüz işlemlerden elde ettiği gelirlerin tamamını veya bir kısmını talimatı veren kişiye transfer etmiş olması gerekirdi. Oysaki ortada böyle bir transfer gözükmemektedir. O zaman Özkan Mamati’nin bütün o anlattığı usülsüz işlemleri kendisinin yaptığı, elde ettiği yasadışı gelirleri de uhdesinde tuttuğu ve kendisinin kullandığı anlaşılmaktadır.

Özkan Mamati’nin kendi hukuka aykırı eylemlerini başkalarının üzerine yıkma girişimine Adli makamlarımızca müsaade edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Aksi halde dünyanın herhangi bir yerinde bir takım suçlar işleyen herkes bir şekilde Adnan Oktar veya arkadaşlarını bir yerlerden tanıdığı, yayınlarını ve eserlerini takip ettiği gibi hayali iddialarla ortaya çıkıp “işledikleri suçların emrinin Adnan Oktar tarafından verildiği” yalanını söyleyerek etkin pişmanlık müessesinden faydalanmak adı altında cezadan kurtulmaya çalışacaktır.

Düşündürücü olan şudur: Basına da yansıdığı gibi Türkiye’den Dubai ve Hong Kong’a kadar uzanan milyonlarca dolarlık vurgun yaptığını her detayına kadar itiraf eden kişi serbest olarak yargılanmakta, fakat dolandırıcılık eylemleriyle uzak yakın ilgisi olmayan Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları ise tutuklu bulunmaktadır.

Bilindiği üzere dolandırıcılık suçları bakımından etkin pişmanlık hükümleri TCK 168. maddesinde tanımlanmaktadır.

TCK 168: (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2)            Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3)            Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

Bu kanun maddesini mevcut durum bakımından değerlendirmek gerekirse, henüz kovuşturmaya geçilmemiş olduğundan, Özkan Mamati’nin kendi ikrarlarıyla sabit olan dolandırıcılık suçundan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi için:

a)Özkan Mamati’nin, mağdurların (birden fazla mağdur bulunmaktadır) uğradıkları zararları aynen geri vermesi veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir ki bu halde bile müştekiye verilecek cezadan sadece 2/3 oranında indirim yapılması mümkün olacaktır.

 

b) Özkan Mamati’nin işlediği dolandırıcılık suçlarından dolayı mağdur ettiği kişilerin zararlarını kısmen geri vermesi veya tazmin suretiyle gidermesi halinde ise ancak mağdurların rızası olursa anılan madde hükümlerinden yararlanabilecektir.

 

Bu bağlamda, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle dosya içeriğinden haberdar olmadığımızdan ötürü, Mamati’nin bu suç ikrarları sonrasında hangi şartlar altında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını merak ediyoruz. Yani farklı bir deyişle;

a)  Özkan Mamati’nin ikrarları somut ve gayet açık olduğundan dolayı TCK 168. maddesinin hangi hükümlerinin Mamati lehine uygulanarak bu kişinin salıverilmesine karar verildiğini,

 

b)  Özkan Mamati’nin, mağdur ettiğini ikrar ettiği kişilerin zararlarını TCK 168. maddesinde anılan hükümler uyarınca giderip gidermediğinin tespitini,

 

c)Eğer ki  Özkan Mamati, bahsettiği mağdurların zararlarını tazmin suretiyle giderdiyse bu kişi salıverilmeden önce mağdurların rızasının alınıp alınmadığını,

 

d) Özkan Mamati, her ne kadar etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmış olsa da, ikrar ettiği suçlar bakımından hakkındaki yargı süreci halen devam ettiğinden ötürü dosyada şüpheli sıfatıyla bulunup bulunmadığı hususlarını, merak etmekteyiz.

 

Bahsettiğimiz bu hususların tamamı şu aşamada birer soru işareti olarak hafızalarımızda bulunmaktadır. Bu nedenle de bahsettiğimiz hususların aydınlatılması ve etkin pişmanlık müessesinin hukuk kurallarına uygun biçimde uygulanmasıiçin konunun takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz.