İsnat Edilen Suçlamalara Cevaplar

7. SAYIN ADNAN OKTAR’IN GÜYA MEHDİLİK İLAN EDECEĞİ VE GÜYA 2019 YILINDA DEVLET YÖNETİMİNİ ELE GEÇİRECEĞİ İDDİALARINA KARŞI CEVAPLARIMIZ

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanarak resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna servis edilen 2018 yılı faaliyet raporunda soruşturma dosyamız ile ilgili bir bölüme yer verilmiştir. Bu raporda, Sayın Adnan Oktar’ın güya Mehdilik ilan edeceği ve 2019 yılında güya devlet yönetimini ele geçireceği şeklinde gerçek dışı iddialar bulunmaktadır. Ayrıca, soruşturma dosyamız içeriği ile ilgili bazı bilgiler de bu raporda hukuka aykırı olarak kamuoyuna servis edilmiştir.

Öncelikle, söz konusu faaliyet raporunun gizli olarak yürütülen soruşturma dosyamızın gizliliğini ve Anayasal kapsamında güvence altında bulunan tüm kişilik ve savunma haklarımızı ihlal ettiğini hatırlatmak isteriz. Ayrıca, soruşturmamızın emniyet ayağının halen daha devam ediyor olması nedeniyle söz konusu raporun şimdiden hazırlanmış olması soruşturmanın sıhhatine ve güvenilirliğine de ne yazık ki gölge düşürmüştür.  Tüm bu hukuka aykırılıklar hakkındaki beyanlarımızı ilerleyen sayfalarda detaylarıyla birlikte izah edeceğimizi belirtmekle beraber bu bölümde Sayın Adnan Oktar’ın güya Mehdilik ilan edeceği ve güya devlet yönetimini ele geçireği şeklindeki asılsız ve gerçek dışı iddiaları cevaplamak istiyoruz

Sayın Adnan Oktar, bugüne kadar kendisinin “Mehdi” olduğuna veya olabileceğine dair hiçbir açıklamada bulunmamıştır. Tam aksine böyle bir iddiası olmadığına ve ölene kadar da olmayacağına dair A9 TV’deki canlı yayın programlarında defalarca Allah adına yemin etmiştir. İmani çalışmalarıyla Mehdi’ye zemin hazırlayan manevi bir talebesi olabilmek için her zaman dua etmiştir.

Bu konudaki art niyetli yakıştırma ve yaklaşımlar, kendisinin “Ahir zaman” ve “Mehdiyet” konusunda kitaplar yazmış olmasından ve İttihad-ı İslam yani Mehdiyet müjdesinin Müslümanlar için çok hayati öneme sahip olduğunu düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Zira “Ahir Zaman” ve “Mehdiyet” konuları 1400 sene boyunca Müslümanlar için çok büyük bir şevk ve heyecan kaynağı olmuştur. Bu konuda pek çok hadis mevcuttur. Peygamber Efendimiz (sav) 1400 yıl önce Müslümanlara “Mehdi ile müjdelenmelerini” tavsiye etmiştir.

Sayın Adnan Oktar da, bu konuda yaptığı çalışmaların Peygamber Efendimiz (sav)’in  tavsiyesine uyma ve Müslümanların şevkini artırıp ümitvar olarak daha fazla gayret göstermelerini sağlama amacına matuf olduğunu ifade etmektedir.

Diğer yandan günümüzde Müslümanlar çok büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Yemen’de, Suriye’de, Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Irak’ta, Myanmar’da, Bangladeş’te ve daha dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar zulüm görmektedirler. Bunun ana nedeni Müslümanlar’ın paramparça olmalarıdır. Dolayısıyla da çözüm tüm müslümanların birleşmeleri, dayanışmalarıdır. Bu nedenledir ki, Sayın Cumhurbaşkanımız var gücüyle Müslümanlar’ın birlik olması için çalışmaktadır. İslam İşbirliği Teşkilatı’nı güçlendirmeye ve işlevlerini arttırmaya çalışmaktadır. Myanmar’dan Filistin’e Müslümanlar’a gücü yettiğince destek olmaya çalışmaktadır. Her vesileyle, Müslümanlar’ı birlik olmaya davet etmektedir. İşte “Mehdiyet” Müslümanların birleşip dayanışmalarının yani İttihad-ı İslam’ın diğer adıdır ve Sayın Adnan Oktar’da bu sebeple Mehdiyet konusuna önem vermektedir.

Özellikle Hz Mehdi’nin Ahir Zaman’da zuhur edecek olmasını ve bu zuhur öncesi gerçekleşecek alametleri, Sayın Adnan Oktar, 1980’li yıllardan bu yana anlatmaktadır. Toplumumuzda, Mehdi hakkında çalışma yapan, kitaplar yazan veya bu konuda herhangi bir söylemde bulunan herkesin “kendisini Mehdi olarak gördüğü, bu yüzden de Mehdiyet’ten bahsettiği”şeklinde bir algı yaygındır. Bu algı nedeniyle Sayın Adnan Oktar hakkında da benzeri iddialar yayılmıştır. Sayın Adnan Oktar’a bu konudaki kararlı çalışmaları nedeniyle yıllardır kendisini Mehdi olarak gördüğüne dair yakıştırmalar yapılmaktadır. Sayın Adnan Oktar ise kendisinin Mehdi olmadığını defalarca söyleyip Mehdi’nin çeşitli özelliklerinin kendisine uymadığını belirtmesine rağmen sürekli olarak kendisine bu şekilde bir benzetme yapılmaktadır.

Bu iddianın benzeriyle muhatap olan yüzlerce yazar ve din alimi daha bulunmaktadır. Sayın Adnan Oktar’ın tek farkı belki bu yöndeki iddialara en yoğun şekilde maruz kalan kimse olmasıdır. Yıllardır kendisinin Mehdi olmadığını, sadece bu konularda çalışmalar yaptığını, her Müslüman gibi kendisinin de Hz Mehdi’yi beklediğini ve onun bir talebesi olmak için dua ettiğini, yeryüzünde Hz Mehdi’nin özelliklerini taşıyan binlerce insan olduğunu dolayısıyla kendi benzerliklerinin hiçbir anlam ifade etmediğini, ayrıca kendisinin Hz Mehdi’ye benzer olmayan birçok özelliği de olduğunu defalarca söylemiş, kamuoyu önünde Hz. Mehdi olmadığı yönünde birçok kez yemin etmiştir.

Ancak bunlara rağmen Sayın Adnan Oktar hakkında güya Mehdilik iddia ettiği yönündeki iddia halen yapılmakta ve hatta bazı husumetli çevreler bu iddia üzerinden Adnan Oktar’a çok çirkin iftiralar atmaktadırlar. Bu kişiler Sayın Adnan Oktar’ın konuşmalarının başını sonunu kesip manasını bambaşka hale getirerek “Adnan Oktar Mehdi alametlerinin kendisine uyduğunu söylemektedir, dolayısıyla Mehdiyet iddia etmektedir” yorumunu yapmaktadırlar.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bazı yetkililerde ne yazık ki bu husumetli kişilerin soyut iddialarına hiç araştırma yapmadan itibar etmişler ve faaliyet raporunda bu iddialara yer vermişlerdir.

Oysaki Sayın Adnan Oktar kendisine uymayan alametleri de söylemekte ve uyan alametlerin de hiçbir şeye delil olmayacağını eklemektedir. Sayın Adnan Oktar’ın başı sonu kesilerek çarpıtılan anlatımlarının mantık bütünlüğü şöyledir:

“Alametlerden bana benzeyenler de var, benzemeyenler de var. Benzeyenler ise sadece bana değil milyonlarca insana daha benzemektedir. Dolayısıyla bunlardan bir anlam çıkarılamaz. Kimin Mehdi olduğu fiziki alametlerden anlaşılamaz. Mehdi’nin kim olduğunu ancak başarısından yani İttihad-ı İslam’ı kurmasından, dünyaya barış ve sevgiyi hakim kılmasından sonra tahmin edebiliriz.”

Çarpıtmalara dayalı olarak oluşturulan bu algıyı reddetmek amacıyla Sayın Adnan Oktar ısrarlı ve kararlı bir şekilde kendisinin Hz Mehdi olmadığını yıllardır söylemektedir. Bu konuda birkaç örnek paylaşmak istiyoruz: