4. İSLAMİ DEĞERLERE VE KURALLARA AYKIRILIK İDDİASININ CEVAPLARI

4.1. Sayın Savcılığın tutukluluğa sevk müzekkeresinde yer alan “İslami değerlere ve kurallara aykılırık” iddiası gerçek dışıdır

TBAV camiası mensuplarının toplumun dindar kesimleri nezdindeki itibarını zedeleme ve böylece dosyadaki somut delil yokluğunu gizleme amacı taşıyan bu ithamlar her şeyden önce gerçeklere aykırıdır.

Zira arkadaş camiamız, bu iddiaların tam aksine hayatlarını İslam’ı, Allah’ın varlığını ve birliğini, iman hakikatlerini, yaratılış mucizelerini topluma anlatmaya vakfetmiş, Allah’ın Kuran’da belirttiği helallere haramlara son derece keskin bir titizlikle riayet eden, dindar insanlardır.

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hakkında bu tür iddiaları ortaya atan kişiler, TBAV camiası mensuplarının gelenekçi ortodoks din anlayışına göre farklı olan modern görüntülerinden rahatsız olmaktadırlar.

Oysaki Adnan Oktar ve arkadaşları uyguladıkları akılcı “modernlik ve özgürlük” anlayışlarıyla her kesimden insana rahatlıkla ulaşabilmektedirler. Bu kesimlerde kolaylıkla dini ve milli konferanslar, etkinlikler düzenleyebilmektedirler.

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarının, giyime, kuşama, sanata ve estetiğe verdiği önem ve bu konuda gösterdiği titizliğin amacı sadece muhafazakar kesime değil kendilerini modern ve ilerici olarak tanımlayan insanlara da hitap edebilmek ve onlara İslam dinini tebliğ etmek; toplumun dindar kesimine adeta küsmüş durumda olan bu insanların endişelerinin yersiz olduğunu göstererek toplumumuzdaki kutuplaşmayı ortadan kaldırmak; hiçbir dini cemaatin hitap edemediği, ülkemizdeki ve dünyadaki, kendilerini modern ve ilerici olarak tanımlayıp dine mesafeli yaklaşan kesimlerin kalbini dine ve İslam’a ısındırmaktır. Nitekim bu çerçevede camiamız tarafından düzenlenen müzikli davetler, yemekli konferanslar ve iftarlar, Müslümanların modern, kaliteli, sanata ve estetiğe önem veren yönlerinin vurgulanması bakımından çok faydalı olmuş, toplumun birçok kesiminden insanın kaynaşmasına ve kalplerinin İslam’a açılmasına vesile olmuştur.

Bu noktada ifade etmek isteriz ki, gençliğimizin tamamını kucaklayabilmek açısından onların yaşam tercihlerini, hedeflerini, isteklerini gözetmek ve nasıl bir yaşantı içinde olduklarına da bakmak çok önemlidir.

         Ülkemizdeki gençlerin önemli bir kısmı çok modern bir hayatı benimsemekte ve özgürlüğe olan düşkünlükleriyle ön plana çıkmaktadır.

         Yaz aylarında, gençlerimizin büyük bir kesimi vakitlerini tatil beldelerindeki eğlence mekanlarında, “beach club” olarak adlandırılan deniz kenarındaki müzikli ve eğlenceli ortamlarda geçirmeyi tercih etmektedir.

         Pubları, diskoları, kafeleri bir yaşam ve vakit geçirme mekanı olarak tercih eden yetişkin insanlarımızın oranı da çok büyüktür.

         Birçok gencimiz, sanatçımız, sporcumuz ve aydınımız  lüks mekanları, eğlenceyi, müziği, sanatı, dansı ve modernliği haklı olarak sevmektedir. Bu insanları örnek alan, onların yaşam tarzlarına hayran olan ve onlara özenen milyonlarca insanımızın varlığı da mutlaka dikkate alınmalıdır.

         Ülkemizde milyonlarca insanımız da maç tutkunu olarak karşımıza çıkmakta, klasiklikten çok uzak bir taraftarlık görünümüyle tuttukları takımları desteklemek için spor mekanlarını doldurmaktadırlar.

         Yine aynı şekilde ülkemiz gençliği müzik konserlerine gerek televizyonlardaki gerekse kendi çevrelerindeki danslı, müzikli yarışmalara katılmaktan büyük bir keyif almaktadır.

         Televizyonların en çok reyting alan programları eğlence, yarışma ve lüks yaşamı konu alan, tarz, giyim gibi konuları kapsayan yapımlar olmaktadır.

         Gençlerimiz modayı da yakından takip etmekte, dünyada ön plana çıkan tüm trend akımları hemen kendi hayatına da uygulamaya önemle dikkat etmektedir.

         Yine aynı şekilde ülkemizde televizyon dizileri de çok büyük bir seyirci kitlesine sahiptir. Bu dizilerde özellikle modern, kaliteli, lüks yaşamı hedeflemiş dizi oyuncuları üzerine kurgulanmış senaryolar büyük ilgi çekmektedir.

Yapılması gereken şey, herkese kendi anlayacağı dille, kendi görmek istediği görüntüyle ulaşmayı sağlayabilmektir.

Lükse, sanata, eğlenceye, modern yaşama önem veren tüm bu insanlarımıza da milli ve manevi değerlerimizi aktarmak çok büyük bir önem arz etmektedir. Onlara dinimizi, milli ve manevi değerlerimizi anlatmak çok hayatidir. Ancak daha önce bahsettiğimiz üzere bu insanlara klasik muhafazakar veya tutucu bir görüntü ve söylemlerle yaklaşılamayacağı ortadadır.

İşte arkadaş camiamızın tutucu kesimlerin tepkisini çekebilen modern görünüm ve yöntemlerinin sebebi budur.

Diğer taraftan, Türkiye’de aşırı tutuculuğu, modernlik karşıtlığını savunanların sayısı %1’i bile geçmemektedir. Oysa modernlik tutkunu insanlarımızın sayısı ise %90’lar seviyesindedir.

Aynı zamanda Türkiye’nin modern bir görüntü içerisinde kaliteli bir toplum modelini yakalaması, başta Avrupa olmak üzere tüm batı dünyasının ülkemizi kolaylıkla kendisi gibi görüp kabullenmesi anlamına gelecektir. Bu da Devletimize hiç olmadığı kadar büyük bir itibar, bir güç ve ticarette, ikili ilişkilerde, turizmde ve kültürel anlamda çok daha büyük bir hareket alanı kazandıracaktır.

Dolayısıyla, arkadaş camiamızın modern bir görüntüye önem vermesi; birleştirici, bütünleştirici, her kesimi kucaklayarak Devletimizin tarafına çeken kültürel faaliyetlerinin bir parçasıdır. Bu görünümün, iddia edildiği gibi İslami kural ve değerlerin dejenere edilmesiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Aksine İslami değerlerin daha geniş kesimlerce anlaşılmasını ve benimsenmesini sağlamaktadır.