İsnat Edilen Suçlamalara Cevaplar

ÖNSÖZ

11 Temmuz 2018 tarihinde Sayın Adnan Oktar ve Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı (TBAV) mensubu olan arkadaş camiamıza yönelik büyük bir polis operasyonu düzenlendi. Operasyon ile ilgili gelişmeler sabahın ilk saatlerinden itibaren tüm basın yayın organlarında yayınlanmaya başladı.

“Gizli” ibaresiyle 2 yıldır yürütülmekte olan soruşturma dosyasına ait bilgiler dışarı servis edilerek tüm televizyon kanallarında, internet haber sitelerinde,sosyal medya paylaşımlarında ve ertesi günden itibaren yazılı basında yayınlanarak şüpheli konumundaki yüzlerce arkadaşımızın masumiyet karinesi ayaklar altına alınmaya, yargısız infazlar yapılmaya başlandı.Bu şekilde birçok yalan ve iftira, aslı astarı olup olmadığı araştırılmadan sanki gerçekmiş gibi Türk halkına aktarıldı.

Ancak bu süreç boyunca şu gerçekler hep gözardı edildi: Üzerinde gizlilik kararı olan bir soruşturma dosyasının içeriği nasıl olup da basına ve kamuoyuna bu kadar rahat bir şekilde servis edilebilmişti? Dosyada var olduğu söylenen ve çarşaf çarşaf her yerde paylaşılan bu bilgiler somut delillere mi dayanıyordu, yoksa sadece camiamıza husumetli bazı kişilerin soyut ve sözel anlatımlarına mı?

Netice itibariyle 11 Temmuz günü sabahın ilk saatlerinden itibaren basın tarihinde eşi benzeri pek görülmemiş bir itibarsızlaştırma kampanyası yaşanmaya başladı ve halen de yaşanmaya devam ediyor.

11 Temmuz 2018’de gözaltına alınarak tutuklanan ve Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerine dağıtılan yaklaşık 180 kişi, bu satırlar yazılırken 9 aya yakın bir süredir haklarında bir iddianamenin düzenlenmesini bekliyorlar.

Elinizdeki kitap ise dosyada “müşteki” sıfatıyla yer alarak adli makamlarımızı yanıltmaya çalışan husumetli kişilerin iftiralarını ve bazı basın mensuplarınca yürütülen “psikolojik savaş” ve “kara propaganda” çalışmalarının örneklerini ortaya koymak ve bunlara somut delillerle cevap vermek için hazırlandı. Diğer bir deyimle, aylardır bir kısım medyada ve sosyal medyada yapıla gelen yargısız infazlara karşı kimseyi rahatsız etmeden arkadaş camiamızın cevap haklarını gözetmek amacıyla hazırlandı. Bir belge derlemesi mahiyetinde olan bu kitabın hedefi, Anayasal hakların kullanılmasıyla kamuoyunun bilgilendirilmesidir.

İlerleyen sayfalarda, bir tarafta mesnetsizce yapılan haberleri ve diğer tarafta da bu asılsız haberlerin gerçek cevaplarını göreceksiniz.

Elinizdeki kitabı okuduğunuzda, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza yöneltilen suç isnatlarının yıllardır süregelen ve asılsızlığı defalarca ispatlanmış bir takım iftiraların günümüz şartlarına uyarlanmış bir versiyonu olduğunu yani bir nevi tarihin yeniden tekerrür ettiğini göreceksiniz.

 

Bu kitapta ayrıca;

         Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın, haklarındaki asılsız iddiaların aksine yaklaşık 40 yıldır İslam dininin güzeliklerini anlatmak adına geceli gündüzlü ne gibi ilmi ve kültürel faaliyetler ve fedakarlıklar yaptıklarını,

         Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın ülkece yaşadığımız en sıkıntılı durumlarda bile devletimize, milletimize ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yanında olup destek verdiklerini,

         Sayın Adnan Oktar’ın iddia edilenin aksine 2010’lu yıllardan bu yana FETÖ’yü en sert dille eleştiren kişilerden biri olduğunu ve bu nedenle emniyet ve yargı teşkilatımıza sızmış FETÖ’cülerin sayısız kereler camiamıza yönelik kumpas kurduklarını,

         Yüce Rabbimiz’in varlığının, Peygamber Efendimiz(sav)’în güzel ahlakının, Kuran mucizelerinin, PKK’ya karşı ilmi mücadelenin, Atatürk’ün hayatının ve örnek karakterinin ve çok daha fazlasının anlatıldığı yüzlerce internet sitesinin polis operasyonunun hemen ardından nasıl ve hangi gerekçelerle kapatıldığını,

         Halihazırda devam eden soruşturma dosyasında yaşanan bir çok hukuksuzluğu ve en önemlisi 11 Temmuz tarihli polis operasyonuyla sonuçlanan süreçte adli makamlarımızı yanıltarak arkadaş camiamıza komplo kuran odakların gerçek yüzlerini, delilleriyle birlikte göreceksiniz.

Beklentimiz ve isteğimiz daha önceden okuduğunuz haberleri veya bir şekilde duyum aldığınız konuları bir de bizim sunduğumuz çerçeveden değerlendirip size ulaşan iki farklı bilgi arasında samimi ve tarafsız bir şekilde kıyas yapmanız…

Bu satırları okurken bir an için olayların taraflarını unutalım ve son zamanların moda deyimiyle birazcık olsun empati yapalım istiyoruz…

Yazımızı yoğun hukuki terimlere boğmadan herkesin kolayca okuyabileceği bir üslupta hazırlamaya çalıştık. Elbette hakkımızdaki tüm iddialara karşı avukatlarımız tarafından kapsamlı hukuki savunmalar hazırlanmakta ve soruşturma dosyasına sunulmaktadır. Şu gün itibariyle yaklaşık 15.000 sayfaya yakın savunma dilekçesi belli aralıklarla dosyaya sunulmuş durumdadır.

Ancak dosyadaki gizlilik kararına rağmen bazı husumetli basın mensuplarına ve müştekilere bilgi sızması ve bu kişilerin de bu bilgileri gerek basında gerekse kendi sosyal medya hesaplarında bir tehdit ve hakaret malzemesi olarak kullanmaları nedeniyle birçok delilimizi ve tanığımızı daha sonraki aşamalarda sunacağız.

Takdir edersiniz ki 11 Temmuz sabahından itibaren öyle olaylar yaşandı, öyle sosyal medya paylaşımları yapıldı ki şu aşamada sunacağımız delillerin karartılabileceği ve göstereceğimiz tanıkların baskı altına alınıp engellenebileceğinden  çekinmekteyiz. Dolayısıyla bu konudaki hassasiyetimizi makul karşılacağınız ümidiyle 11.07.2018 Çarşamba sabahından itibaren yaşananlara hep birlikte göz atalım istiyoruz…